radio_button_checked
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KAVRAMI
Sürdürülebilirlik kavramının ilk olarak ortaya çıkışı hakkında literatürde farklı bilgiler bulunmaktadır: Kimi kaynaklar, sürdürülebilirlik kavramının başlangıcını Yunan mitolojisindeki yeryüzü tanrıçası Gaia’ya götürürken kimi kaynaklarda Orta Çağa kadar götürülmektedir. 
[1713]
Günümüzdeki tanımına yakın olarak 1713 yılında Saksonya Krallığı Kraliyet Madencilik Ofisi Başkanı Hanns Carl Von Carlowitz tarafından “nachhaltig” (sürdürülebilir) kavramı ortaya atılmıştır.
[1800’ler]
18. yy sonlarında sürdürülebilirlik kavramı, Almanya’nın Baden bölgesindeki ormanların yok edilmesini önlemek amacıyla çıkarılan yasalarda yer almıştır. Yasa, bir yandan odun üretimini sağlanırken diğer yandan bu üretimi sürekli kılmakla birlikte ormanların sonraki kuşaklara hizmet etmesini amaçlamıştır. 
[1950’ler]
1950’li yıllarda “azami sürdürülebilir ürün” kavramı ile balıkçılık sektörünün faaliyet düzeyini daima koruyacak biçimde planlı ve düzenli bir biçimde faaliyette bulunması gerektiği Gordon, Scott ve Schaefer tarafından ileri sürmüşlerdir. 
[1962]
Rachel Louise Carson’ın Silent Spring (Sessiz Bahar) adlı çalışması sanayileşme süreçlerinin çevreye verdiği zararları gündeme taşımıştır. 
[1972]
1968 yılında kurulan Roma Kulübü Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ne “Limits to Growth” (Ekonomik Büyümenin Sınırları) adı verilen rapor hazırlatmıştır. 

5 Haziran 1972’de Stockholm’de BM İnsan ve Çevre Konferansı düzenlenmiştir. Sürdürülebilir kalkınma kavramı; “çevre-kalkınma ilişkisi” bağlamında ele alınmıştır. Bu konferanstan sonra, BM Çevre Programı (UNEP) hayata geçmiştir. Bu konferansın anısına her yıl 5 Haziran günü, bütün dünyada Çevre Günü olarak kutlanır. 
[1985]
22 Mart 1985’de Ozon tabakasının korunması için Viyana Sözleşmesi imzalanmıştır.
[1987]
20 Mart 1987’de BM Brundtland Raporu’nda (“Ortak Geleceğimiz” başlıklı rapor) sürdürülebilirlik kavramına ilk kez günümüzde de geçerli olan “Bugünün gereksinimlerini, gelecek kuşakların gereksinimlerini karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılayan kalkınma” tanımıyla yer verdi. 

16 Eylül 1987’de Montreal Protokolü ozon tabakasını incelten maddelerin kullanımının ve üretiminin kontrol altına alınması amacıyla kabul edilmiştir.
[1988]
6 Aralık 1988’de Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) 195 ülkenin katılımı ile düzenlenmiştir. İklim değişikliği konusunda mevcut bilimsel, teknik ve sosyo- ekonomik bilgi ve çalışmaların değerlendirilmesi, bilimsel çıktılar ışığında iklim değişikliğiyle mücadele ve iklim değişikliğine uyum konularında karar vericilere yol göstermek amacıyla kurulmuştur. 
[1989]
Eylül 1989’da Londra Çevresel Ekonomi Merkezi (LEEC) tarafından  Pearce Raporu olarak da bilinen “Blue Print for a Green Economy” raporu yayımlandı.
[1990]
Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) ilk raporu yayımlandı. 
[1992]
3-14 Haziran 1992’de Brezilya, Rio’da (Brezilya) “BM Çevre ve Kalkınma Konferansı” gerçekleştirilmiş; “Gündem 21” olarak tanımlanan Eylem Planı açıklanmıştır. Dünya zirvesi olarak da adlandırılan zirvede insanlığın 21. yüzyıldaki ortak hedefi olarak sürdürülebilir kalkınma belirlenmiştir.

Avrupa Birliği, “Sürdürülebilirliğe Doğru” olarak  adlandırılan 5. Eylem Programı’nı kabul etmiştir. Program yerel yönetimleri bir hükümet ortağı olarak gören ilk program olması açısından bir ilktir.
[1994]
21 Mart 1994’de Birleşmiş Milletler öncülüğünde küresel ısınmaya karşı hükümetlerarası ilk sözleşme olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) yürürlüğe girmiştir. 
[1995]
28 Mart – 7 Nisan 1995 tarihleri arasında düzenlenen BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında ilk Taraflar Konferansı (COP Zirvesi) Almanya’nın Berlin şehrinde düzenlenmiştir. Konferansa dönemin Almanya Çevre Bakanı Angela Merkel başkanlık etmiştir. Bu tarihten itibaren her yıl COP zirvesi yapılmıştır. 

5 -13 Eylül 1995 tarihleri arasında Kahire’de (Mısır) BM Nüfus ve Kalkınma Konferansı düzenlenmiş; nüfus ve  sürdürülebilir kalkınma arasındaki ilişkiler uluslararası boyutta ele alınmıştır. 
[1996]
3-14 Haziran 1996 tarihleri arasında BM İnsan Yerleşimleri Konferansı  (Habitat II), İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Konferansta sürdürülebilirlik kavramı insan ve yerleşim alanları arasındaki ilişki bağlamında ele alınmıştır.
[1997]
11 Aralık 1997’de Japonya’nın Kyoto şehrinde düzenlenen 3. COP (Taraflar Konferansı) Zirvesinde Kyoto Protokolü kabul edilmiştir. Sera gazlarının sınırlandırılmasına yönelik ilk anlaşma olan Kyoto Protokolü ile birlikte Endüstrileşmiş Avrupa ülkeleri ile birlikte bazı Avrupa ülkeleri 2008-2010 yılları arasında sera gazı emisyon oranları 1990’daki seviyelerine göre %6-%8 oranında azaltmayı taahhüt etti. Protokol 2005’te yürürlüğe girmiştir. 
[2002]
26 Ağustos-4 Eylül 2002 tarihleri arasında Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg kentinde Dünya Sürdürülebilir Gelişme Konferansı gerçekleştirilmiştir. Konferansa devlet yetkilileri ile birlikte özel sektör yetkilileri ve sivil toplum kuruluşları da katılım sağlamıştır. 
[2005]
16 Şubat 2005’de Kyoto Protokolü yürürlüğe girdi. 

14-16 Eylül 2005 tarihleri arasında New York’ta düzenlenen Dünya Zirvesinde gelişmiş ekonomiler yoksullukla savaş için 50 milyar $ daha verme taahhüdünde bulunmuşlardır. 
[2009]
Şubat 2009’da Türkiye Kyoto Protokolüne taraf olmuştur. 
[2010]
20-22 Eylül 2010 tarihleri arasında New York’ta gerçekleştirilen BM Milenyum Zirvesi’nde, 8 maddeden oluşan Bin Yıl Kalkınma Hedefleri açıklanmıştır. 
[2015]
2015-2030 yılları boyunca geçerli olacak Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), “Dünyayı Değiştirmek” temasıyla 25-27 Eylül 2015 tarihleri arasında New York’ta  gerçekleştirilen BM Konferansı’nda kabul edilmiştir. 

30 Kasım- 11 Aralık 2015 tarihleri arasında Paris’te düzenlenen 21. COP Zirvesinde Paris İklim Anlaşması imzalanmıştır. COP 21’de, 2020 sonrası için ilk kez küresel ölçekte bütün ülkeler sera gazı emisyon azaltımı taahhüdünde bulunmuşlardır.

 
[2016]
22 Nisan 2016’da New York’ta düzenlenen Yüksek Düzeyli İmza Töreni’nde Türkiye, Paris İklim Anlaşmasını imzalamıştır. 

Eylül 2016’da Ruanda’nın Kigali kentinde düzenlenen 28. Taraflar Toplantısı’nda Montreal Protokolü üzerinde Kigali Değişikliği yapılmıştır. Ülkemiz 10 Kasım 2021’de değişikliğe taraf olmuştur.

4 Aralık 2016’da Paris İklim Anlaşması yürürlüğe girmiştir. 
[2019]
11 Aralık 2019’daAvrupa Birliği Avrupa Yeşil Mutabakatı’nı açıklamıştır.
[2021]
11 Haziran 2021’de Alman Federal Meclisi, Alman şirketlerini ve  bu şirketlerin yabancı ülkelerdeki tedarikçilerini de etkileyen Alman Tedarik Zinciri Uyum Yasası’nı onayladı. 

16 Temmuz 2021’de ülkemizin Yeşil Mutabakat Eylem Planı açıklanmıştır.

7 Ekim 2021 ‘de Paris Anlaşması Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanmış olup, iç hukuk onay süreci tamamlanmıştır. İklim değişikliği ve çevre tahribatını engellemeyi amaçlayan Mutabakat’ın en dikkat çeken hedeflerinden biri 2050 yılında net sera gazı emisyonlarının sıfıra indirilmesidir. Bu kapsamda Avrupa Birliği, 1990 yılına kıyasla 2030 yılında net sera gazı emisyonlarını en az %55 azaltmayı (Fit for 55) öngörmektedir. 

10 Kasım 2021’da Türkiye Paris İklim Anlaşmasına taraf olmuştur. Net sıfır emisyon hedefi hedefi Cumhurbaşkanımız tarafından 2053 olarak duyurulmuştur. 

 
[2022]
06-18 Kasım 2022 tarihleri arasında düzenlenen COP27 zirvesinde, Türkiye güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanı'nı kapsamında 2030 için belirlenen yüzde 21 emisyon artıştan azaltım hedefini yüzde 41'e yükselttiğini açıklamıştır. 
[2023]
1 Ocak 2023’de Alman firmalarına, kendi tedarik zincirleri boyunca insan haklarına ve çalışan haklarına uyulup uyulmadığı konusunda sorumluluk yükleyen Alman Tedarik Zinciri Uyum Yasası yürürlüğe girmiştir.